Deniz Baykal’ın, “AKP mağdur rolünü oynamak için TSK’yı muhtıra vermeye zorluyor” beyanı, üzerinde ciddiyetle durulmaya değer bir iddiadır. Aslında bu beyan o kadar “ayan-beyan” dır ki, nerde ise kamuoyunda “kanaat”e dönüşmüştür.
Ne kadar direnirse dirensin AKP, “ANAP ve Özal’ın bitişi” benzeri bir sürece girmiştir. Elbet de her doğumun bir ölümü, her iktidarın bir sonu vardır ama; bazı “sonların gelmesinde” öbür tarafta hesaplaşmak, bazılarında ise bu dünyada hesap vermek kaçınılmaz olur..
Resmi rakamlara göre, halen Meclis’te “dokunulmazlık” zırhına sarılı 608 suç dosyası bulunmaktadır. Bunlar içinde, “Kanakıtan Naylon faturalar” dosyası ile bir diğer “Akbil sahtekarlığı” muhtevalı olanı en önemlileridir.
Henüz sanıkları Meclis’e girmemişken hazırlanmış böyle dosyalardan daha önemlileri; şu son dört-beş yıl içinde yaşanan hukuk ihlalleri dolayısı ile hazırlanacak olanlardır.. Ahlaka, hukuka aykırı yapılan dinlemeler, Habur’da devletin ayaklar altına alınan itibarı gibi konular; devletine, milletine ömürlerini adamış nice değerlerin bozuk para gibi harcanmaları; devletin bankasından alınan kredilerle medya sahibi olunmalar… Şartnameleri, müteahhidine göre hazırlanmış ihaleler.. Metreslerin altındaki jeepler… “Işık evleri” adlı “karanlıklarda” Türk çocuklarının Ordu-devlet-millet-milli kültür aleyhtarı propagandalarla uyuşturulup, uyutulmaları… Ordu’ya yapılan salvolarla yetinmeyip, yargıya indirilmek istenilen darbeler ve niceleri.. Bunlar, haklarında soruşturma açılmaları gereken önemli konulardır.
Erkenini bir tarafa bırakın; en geç bir buçuk yıldan da önce yapılacak seçimlerde iktidara gelmesi daha şimdiden malûm çevreleri korkuya düşürmüş olan bir CHP-MHP koalisyonu; kıvırmadan, “devr-i sabık yaratmayacağız” gibi köprü altı su bağışı yapmadan, ciddi bir hukuk süreci başlatır ve “hesap sorarsa” … korkusu yüzünden bazı çevreler TSK’yı muhtıraya zorlayarak, “mağdur”u oynayıp, oy kayıplarını azaltmanın yollarını aramaktadırlar. Hatırlanmalıdır ki, geçmişte, bir 27 nisan gecesi verilen e-muhtıra, ertesi gün AKP’nin oyunu %10 civarında artırmıştı.. Şimdi, yine böyle bir fırsat yakalama hesabı içinde olanların oyunlarını iyi bilen Ordu buna azami dikkati göstermektedir.
Önceki gün Hakkari’deki dünya kadınlar günü dolayısı ile yapılan gösteri bahane edilerek çocuklara askeri kışlanın taşlatılması; futbol maçı için Diyarbakır’a giden Bursaspor’lularla, hakemin canlarını zor kurtarıp geri dönmeleri de TSK’yı muhtıra şöyle dursun daha başka türlü davranmaya mecbur etmeye matuf, düşünülmüş, taşınılmış senaryolardır.
Hakkari'deki kadın, her meselesini bitirmiş de, Dünya kadınlar gününü kutlaması mı kalmış?
Hadi oradan!
Hesap sorma konusuna gelince:
Hesap sorulması kaçınılmaz olan hallerde, -hukuk kurallarını ihlal etmeden- hesap sormayanlardan hesap sorulur.
Bunu sayın Baykal ve sayın Bahçeli kafalarına öncelikle yazmalıdırlar!